L’officiel Hommes Sonbahar Sayısı / Röportaj: Bağlan Keskin / Fotoğraf: Özkan Önal
Özgürlüklerle ilgili çok tartı
senin iç
Hangi şartlar altı
Özgürlük benim için gözlerimi kapattığımda hafif hissedebilmek, bol bol seyahat etmek ve sevdiklerimle gülebilmek. Bence kimseyi düşünmediğimiz, ‘kim ne der’ demediğimiz anlar en çok kendimiz olduğumuz anlar çünkü böyle zamanlarda kendimize daha çok vakit ayırıyor, içimizden geleni yaşayıp daha özgür hissediyoruz. Benim için kendi önyargılarımdan uzak olmak da içsel özgürlüğüme bir adım daha yakın olmak demek.
2017-18 Sonbahar/Kış modası özgürlük
—Her zaman diliminin kendi içerisinde kendine ait şartları ve koşulları var bu yüzden bugün aynı sorunları tartışıyor olmasak da benzer şeyleri tartışıyor olabiliriz. Bu sezon pek çok marka klasik parçaları kendi tarzlarında yeniden yorumluyor ancak podyumlardan sokağa çıkarken biz bunların ne kadarını görüyoruz, kaç kişi buna sokakta da öncülük ediyor sorularını sorarsak aynı savaşı hala verdiğimizi söyleyebiliriz. O bakımdan bence 70’lerin öncü tavrının o dönemki durumu ile bugün arasında pek fark yok.
Birtakım sosyal kodyalamaları
—Zaman geçtikçe sosyal kodlamalar da değişiyor diye düşünüyorum, önceden ‘asla’ dediklerimiz zaman içerisinde hayatımızın içerisine giriyor. Bu anlamda bence geçmişe göre erkeklerin bugün çok daha fazla seçme hakkı var. Ama seçerken çok fazla özgür mü emin değilim, bence hala bazı sosyal kodlamalardan, yerleşmiş kalıplardan kurtulmuş değiliz.
Erkek modası söz konusu olduğu
—Tamamen kuralları yıkmaktan yanayım. Bence geleneklere, bizim için belirlenmiş kurallara fazlasıyla uyduk. Zaten markalar her yıl podyumda bizi biraz daha özgürleştirmeye çalışıyor, onlara biraz ayak uydurup biz de kendi seçimlerimizde özgürleşebilirsek çok iyi olacak. Kurallar uymamak, yasaklar delmek içindir 🙂
Son 10 yılda gerek pazar payı olar
—Cinsiyet kavramı gün geçtikçe kayboluyor, kıyafetler, modeller podyumda gördüğümüz renkler bunların hepsi sınırlarından kurtulup tek bir cinsiyette bütünleşiyor. Sanırım erkek moda endüstrisi için en büyük demokratikleşmenin bu olduğunu söyleyebiliriz. Bence her sezon podyumlarda daha da özgürleşmiş, sınırı olmayan looklar görmeye devam edeceğiz.
2017-18 Sonbahar/Kış koleksiyo
—Fendi’nin renkli çizgisini çok beğendim, kürk paltoların baskılarla birleşmesi oldukça hoşuma gitti. Ayrıca Maison Margiela’nın casual tarzını, ceketlerini oldukça sevdim. Burberry’nin tüm koleksiyonuna aşık oldum, kazakların ve gömleklerin hepsine talip olabilirim 🙂
Bu sezon göz koyduğun / ‘mutlaka almaıyım’ dediğinparç
— Fendi’nin yeni koleksiyonunda, ve Gucci’de çok beğendiğim parçalar oldu. Bu kış sezonunda da yeni bir Gucci Jordaan Loafer istiyorum. Bunun yanı sıra Burberry’ den birkaç kazak ve çantaya da hayır diyemeyebilirim. H&M X Erdem işbirliği de beni oldukça heyecanlandırıyor.
-Özgürlük ve moda kelimelerini
—Moda dünyaya hüküm süren bir dikdatörlük, özgürlük istiyorsan isyan etmen gerek.


